Kitaplarımı bilgisayarda yazıyorum. Ama biliyor muşunuz ilk zamanlarda o kadar zorlandım ki! Tam yazarken elim nereye dokunuyorsa yazımın formatı değişiyor, harfler büyüyüp küçülüyordu. Aklınıza ve aklıma gelmeyecek sorunlarla karşılaştım. Harflerin rengi bile değişebiliyordu. Üstelik bunların nasıl olduğunu bile anlamıyordum. Kaç gece sabahlara kadar oturup bozulanları düzeltmeye çalıştım bir bilseniz. Ama sabırla, birikimimi ve öğrendiklerimi kendim yazabilir hale geldim ve sizlere ulaştırabileceğim. Bahane üretmeden, bu yaşta bilgisayar kullanmayı nasıl öğreneceğim demeden, azimle uğraştım. İkebana sanatını duyurmalıydım. Çünkü felsefesiyle barışa ve huzura katkısı olan bir sanat dalı. Dünyanın pek çok ülkesinde bilinip uygulanırken bizim ülkemizde niye bilinmesin diye düşündüm hep.

Her insanın bu dünyada bir misyonu olduğunu düşünüyorum. Birimizin yaşam tarzı veya yaptıkları diğerinin sınavı veya bu dünyadan alacağı dersi belirliyor. Çocuklarımız, yakınlarımız bizim manevi ve hatta maddi açıdan gelişmemiz için varlar. Çevremizdeki herkesten herşeyden öğreneceklerimiz var. Yaşamın zorluklarıyla başa çıkma yolları hakkındaysa doğadaki denge ve düzenden ipuçları alabiliriz. Bunun için doğadan ilham alan ikebanayı öğrenmek ve öğretmek de benim payıma düşen bir görevlerden biri.

Sevgiyle ve çiçekle kalın.

T. Füsun Güleç

Bir Cevap Yazın

Theme: Overlay by Kaira SİZLERİ İKEBANAYA BEKLİYORUZ
GÖZTEPE KADIKÖY
Have no product in the cart!
0
%d blogcu bunu beğendi: